OKUMAK Yazdır E-Posta

        Toplum tarafından örnek alınan bir insan yok ki kitapla diyalogu iyi olmasın. Örnek alınma yönü ister olumlu ister olumsuz olsun, kişi örnek alınma konumundaysa hayatında kitap okuma mutlaka çok ciddi yer tutmuştur. Akla şöyle bir soru gelebilir, “Acaba onları öne çıkaran kitap okumaları mıydı?” cevap için düşünmeden evet denilebilir. Her kitap okuyan önder olamaz ama önderlerin genel özellikleri çok kitap okumalarıdır.

        Yazılan her kitap insan zekasının fotoğrafıdır. Çağlardan çağlara, ellerden ellere geçerek, bütün tarihi aşıp gelir. Her kitap bu aşamaları geçip ayakta kalmaz elbette; ama kalanlar kalma büyüklüğünü ve değerini gerçekten hak edenlerdir.

        Güzel yazılmış yazıları okumak, hayatımıza eklenecek kareler gibidir. Bu kareler konuşan, düşün- düklerini bize anlatan ve en önemlisi kendimizi içinde bulmak istediğimiz birer sinemadır adeta. Kendinden büyüklerin ne düşündüğünü öğrenmek için, farklı düşüncelerin neler olduğunu öğrenmek için ve söyleyecek bir şeyleri olanların sesine kulak vermek için okumak gerekli.

        Okuyarak öğretmenlerimizin sayısı çoğalır. Okulda insanın olsa olsa on öğretmeni olur ama kitap okuyanın sayısız öğretmeni olabilir. İyi bilmeliyiz ki okuduğumuz her satır, düşünce dünyamızda yeni ışık kaynakları oluşturur. Kaynaklar ışık verdikçe eski düşüncelere dokunulur, onlar ya zenginleşir ya da yerlerini yenilere bırakır.            

        Kitap en değerli dostların başında gelir. Asla vefasızlık yapmaz, ilk tanıştığınızda nasılsa yıllar sonra da aynı duruşu sergiler. Siz vefasızlık yapıp ayrı dursanız da o tavrını hiç değiştirmez. En ufak bir dokunuşunuzda kendini tamamen size açar. Kitap aynı zamanda çok cömerttir; içinde neyi barındırıyorsa tereddütsüz size sunar, hiçbir şeyi sizden esirgemez, yeter ki onu dinleyin.

        Okumanın değerini insan ayrı kalınca, daha iyi anlar. Kitapsızlık, en az yiyecek ve içeceksiz kalmak kadar insana acı verir. Biri midenin gıdası iken, diğeri aklın ve kalbin gıdasıdır. Kitap okumak, asla belli bir zamanda yapılacak bir etkinlik değildir. O bütün zamanlarımızın içine işleyen bir yoldaş ve rehberdir.

        Kitaplarla her an içli dışlı olunmalı. Elden düşürmeden sürekli okumalıyız. Okumuş olmak için değil, ihtiyacımız olduğunu bilme şuur içinde okumalıyız. Hak aşığının vefalı dostu bu konuda ne güzel söylemiş, “Sürekli okumalı, hücrelerimize, ruhumuza içirircesine okumalı, okumadan yorulunca da okuduklarımızı düşünerek dinlenmeliyiz.”

        Yazık okumaya alışamamış ve okumadaki eşsiz tadı alamamışlara. Onlar ıssız bir dünyada yapa yalnız dolaşan mahkumlardır.

                                                                                                                             Yunus AKELMA

                                                                                                                          TÜRKÇE ÖĞRETMENİ

                                                                                                               

 
Web Tasarım ve Uygulama: Akademi Bilişim